lola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2009 Pazartesi

Wurz Salladı: Ya Tutarsa?

Seneye F1'de hangi takımların olacağı hangilerinin olmayacağı, pistteki aksiyondan daha çok konuşuluyor. Zaten pistte nolacağı belli, Brawn GP ve Button, Ferrari'nin 2004'te yaptığının bir benzeri yapacak belli ki (O sene Ferrari, 18 yarışın 14ünü dalga geçer gibi kazanmıştı). Bu konu sonranın konusu, fazla derinlere açılmayalım.

Toyota'dan kesinlikle Formula 1'de kalacaklarına dair açıklama geldi haftanın sonuna doğru. Iyi haber, sevindirici. Toyota'nın kaybı Formula 1'i zor durumda bırakabilirdi. Yine de hala FOTA takımlarının kesinlik kazanmayan durumu var. Ona şurada değinmiştik. 

Bugün ajanslara düşen haber ise biraz mizah tadında. 2007'de yarışları bırakan Alexander Wurz, seneye F1'de Superfund adında bir takım kurmaya niyetli. Arkasında da kendisi gibi Avusturyalı olan işadamı Christian Baha'nın şirketi Superfund tarafından finanse edilecek takım, gerekli personeli işe almak için FIA'dan onayın çıkmasını bekliyor. 

Her ne kadar bir takımın daha, ki Alex Wurz gibi tanıdık ve sevilen bir yüzün liderliğinde, F1'de olmak istemesi güzel olsa da bana biraz rüya gibi geldi bu deneme. Lola gibi geçmiş deneyimi olan bir aday, Prodrive gibi başında eski F1 takım patronlarından olan dünyanın en önemli motorspor atölyelerinden biri bir aday ve USF1 gibi çoktan işe adam almış ve önemli marketing aktiviteleri yapmış bir başka aday varken Superfund takımı istekten çok iyi niyet gibi duruyor. Ancak FOTA takımları başvurmaz ise onlara yer açılabilirmiş gibi geliyor. Ah be Wurz, sen gittin yerine Nakajima geldi. Yapılacak iş miydi seninki de?

Yine de bazen Vettel'e sıralamalarda hafif depo gerekmesi gibi doğru tahminlerim olsa da, ilk günlerinde Brawn GP'ye iyi bir orta sınıf takımı payesi biçmiştim. Tahminler tu kaka, ne olacağı belli olmaz, yazdıklarım kişisel görüş, sakın evde denemeyin. 

29 Mayıs 2009 Cuma

F1'in Geleceği

Bir süredir bu blogda bahsediyordum, F1'in geleceği tehlikede diye. FIA, seneye takımlara mecburi olmayan 40 Milyon Sterlinlik bir bütçe kısıtlaması getirecekti. Buna uyanlara daha geniş teknik özgürlükler verip iki farklı kural seti oluşturacaktı. Başta Ferrari olmak üzere takımlar da genel olarak karşı çıktılar buna. Bugün ise 2010 sezonu için başvuruların son günüydü. Yani bugünü ıskalayan, seneye kuvvetle muhtemel yarışmayacaktı.

Formula One Teams Association (FOTA), yani bütün F1 takımları, bir pakt kurup beraber karar hareket etme kararı alsa da Williams, 2 gün önce tek başına davranarak başvuru yaptı. Bu yüzden de FOTA'dan bir süreliğine ihraç edildiler. Bu noktaya dönücez ama şimdilik konudan çok dağılmayalım. O sırada, başvuran 3. takım oldu Frank Williams'ın ekibi, USF1 ve Campos Racing'in ardından. Bugün geri kalan 9 takım da şartlı başvuru yaptı 2010 senesi için. Bunların yanında Prodrive ve Lola da Hamdi Bey'in teklifine "varım" dedi. Bu sırada FOTA takımları da seneye spora yeni katılacak takımlara teknik danışmanlık yardımı yapmayı kabul etti.

Peki artık herhangi bir sıkıntı var mı F1'in geleceği hakkında? Var aslında. FOTA takımları şartlı girdi işe demiştik. Şartları da tek kural seti ile yarışılacak olması ve 2010 sezonunda yarışacak takımların açıklanacağı 12 Haziran'a kadar yeni bir Concorde Anlaşması. FIA da takımlara, yaptıkları uzlaşmanın ödülü olarak kademeli bütçe indirimi kartını kullandı. Yani seneye 100 milyon Sterlin gibi bir rakamda anlaşıp, bir sonraki sene 40 Milyon'a düşmenin makul olabileceğini açıkladılar. 

Williams'a döneceğiz demiştik. Williams'ın FIA'ya bu kadar kolay boyun eğmesinin sebebinin ardında eskisi kadar başarılı olmamaları, bu sene sonunda ana sponsorları RBS'i kaybedecek olmaları ve başka çareleri olmadığı yatıyor. Işin maddi boyutu son derece önemli ve Williams da bu konuda çok garantili değil anladığım kadarınca. Yıldız pilotları Rosberg'in daha iyi bir takıma gitmesini bile açıkça konuşabiliyorlarsa durum pek iç açıcı değildir. Bir seçenek daha var ama anmak bile istemiyorum. 

Ama o seçenek için Toyota için çokça konuşuluyor. Honda'dan sonra Toyota'nın da spordan ayrılmak istediği zaten bilinen birşey. Bu sene kesin yarış kazanılacağına dair takım patronlarının şirket patronlarına sözler verdiğini söyleniyordu. Toyota Co.'nun açıklanan zarar rakamları ile birlikte artık yarış kazansalar bile seneye F1'de olmayacakları söyleniyor. Hem onlara hem de Trulli ve Sutil gibi iki yetenekli pilota yazık olur. Renault'nun da çekileceği söylentileri var ama o, henüz üstünde çok da konuşulan bir konu değil. 

Ama yerlerini dolduracak takımlar geliyor arkadan. 10 takımı 13 takıma çalışıyor FIA seneye. 3 takımlık yere de 4 aday var şu anda: USF1, Lola, Prodrive ve Campos. Toyota ayrılırsa, bu takımların arasında seçme olmaz; teknik yeterliliği olan gelir. 

Işte F1'in geleceği böyle böyle şekilleniyor. Biz pistlere dönelim, yaklaşan Türkiye GP'si hakkında yazalım biraz da bundan sonra.

15 Mayıs 2009 Cuma

F1'de 3 Yeni Takım

Budget cap, veya bütçe sınırlaması olayı Formula 1'in büyük takımlarına çok sıkıntı veriyor. Hatta bugün kritik bir gün, Formula 1 Teams Association (FOTA) başkanı Luca di Montezemolo ile FIA Başkanı Max Mosley bugün bu konuyu görüşecekler. Gün içinde buradan çıkacak sonuçları da ileteceğiz. 

Ama bunlar büyük takımlar. Bir de küçük takımlar var. Force India, Williams gibi takımlar bütçe sınırlamasından gayet memnunlar. Eşit bir rekabet gücü vermesinden dolayı tabi ki. Bayram eden bir sınıf insan daha var, onlar da grid'e eklenmek isteyen takımlar. Hem bütçe sınırlamasının kalkmasından hem de FIA'nın grid'i 13 takıma çıkarma kararından cesaretlenmiş durumdalar. Kısaca onlara bakalım.

USF1 adıyla sahnelere giriş yapan takım şu an için en ciddileri bu kategoride. Eski Ligier'ci Ken Anderson ile eski Williams'cı Peter Windsor, kafa kafaya verip "niye tamamen Amerika bazlı bir F1 takımı yok" demişler. Ortaya da bu takım çıkmış. Şu anda bütçe sınırlamasından gayet memnunlar, iddialılar da. Amerikan tasarımı, Amerikan üretimi ve Amerikalı pilotları olan bir takım ile yarışmak için başvuracaklar. Yakın zamanda verdikleri röportajda araçlarının kasım ayında piste çıkacağını bile söylüyorlar. Bir süre Danica Patrick ile ilgili dedikodular dolaşsa da henüz kesinlik kazanmış bir şey yok. Ama gridde bayan pilot görmeyeli de baya olmuştu. 

Bir başka niyeti bozmuş takım Lola. Eskilerin efsane takımı, zaten şu anda Le Mans yarışlarına giriyor ve Formula 1'e uygun bir rüzgar tünelleri mevcut. Yani gereken potansiyelin büyük bir kısmı zaten ellerinde. Formula 1'e geçişi değerlendirmek ve uygulamak amaçlı yeni eleman alışları da yapmış durumdalar. Bu ay sonuna kadar başvurularını yapacaklar, eski üretici olarak da reddedileceklerini zannetmiyorum. Hatta yeni düşen haberlere göre de konfirme ettiler başvuracaklarını. 

Bir başka eski yüz de David Richards. Hem Renault ve BAR takım patronluğu hem de yılların Prodrive atölyesinin başındaki kişi kendisi. 2008 sezonu için Mclaren ile anlaşmıştı, onlardan aracı komple satın alacak ve "customer car" konseptinin bir örneği olacaktı. Ama son anda FIA, customer car'ları kabul etmeyeceğine karar verince Richards'ın hevesi kursağında kalmış oldu. Bu sene elindeki en büyük oyuncağı Subaru, WRC'den çekilince seneye çok daha ciddi bir şekilde Formula 1'e saldıracaktır. Prodrive takımını görmek de aslında çok heyecan verici. Ama daha da heyecan verici olan, bu takımın Aston Martin adı altında yarışma ihtimalinin olması. 

Bugün düşen bir haber (ve bir de bu haber) de F3'te yarışan Litespeed takımının, seneye F1'e transfer olması için Mike Gascoyne ile beraber çalışıyor olması. Henüz bu konuda çok fazla bilgi yok, fakat onlar da yazın ortasına kadar bir F1 şasisi ortaya koyabileceklerini iddia ediyorlar. Şu ana kadar aldığım izlenim kararlılıktan çok şansını denemek oldu Litespeed adına. Ama ne olacağı belli olmaz. 

13 takım olması çok güzel bir düşünce, 26 araçlık bir grid son derece enteresan yarışlara gebe. Özellikle de son derece enteresan sıralama turları ve startlar olacağı kesin. Bir başka getirisi de başa oynayan ve midfield takımlar dışında arkada 3. bir kalabalık olacak olması. Şu an itibari ile genelde Toro Rosso ve Force India'ların takıldığı yer, başka takımların gelişleri ile daha çekişmeli bir hale bürünebilir. Tabi ki 3 fazladan takımın getireceği bir başka katkı ise 6 yeni pilot. Böylece yetenekli gençler daha rahat şans bulabilir, veya diğer takımlar yedek sürücülerini kiralayarak onların gelişmesinde aktif rol alabilir. Kısacası ben bu fikri sevdim...