williams etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
williams etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2009 Pazartesi

Kehanetler Gerçekleşiyor #2: Rosberg Mercedes'te

Spekülasyonların Ingiliz ayağı birer birer gerçekleşirken Panzer'lerin rahat durmasını bekleyemezdik tabi ki. Alman A Milli F1 takımı da şekillenmeye başladı inceden. Mercedes (eski Brawn) GP, ilk pilotu olarak Nico Rosberg'i bugün açıkladı.

Kişisel olarak, Jenson Button'ın Mclaren'e gidişinden çok daha mantıklı görüyorum Rosberg-Mercedes evliliğini. Mercedes, kuvvetle muhtemel, bu seneki gücünü koruyacak ve başa oynayacak. Rosberg ise babasının hatrına Williams gibi gridin en kötü arabalarından birini bir yerlere getirmeye çalıştığı yılların acısını, zevkle kullanacağı Merc ile çıkarmak isteyecektir. 2010'da genç Alman'ın, uzun zamandır beklediği ilk galibiyete ulaşacağına ciddi şekilde inanıyorum.

Bir de bu aralar Mercedes'in ikinci pilotu kim olacak soruları var. Bir kere Alman takımı deyince, hemen akıllara Michael Schumacher geliyor. Neden gelmesin ki? Ross Brawn ile tekrar birleşme imkanı, geçen sene denediği ama başarısızlıkla sonuçlanan come-back'i unutturma çabaları, Formula 1 öncesi takımlarında yarıştığı Mercedes'e yardım etme isteği. Tabi ki hemen dedikodular fırladı, Abu Dhabi'de Brawn-Schumacher görüşmesi olduğu ve Schumi'nin Ferrari ile olan danışmanlık kontratını iptal etmek için pazarlıklara başladığı söylendi. Hatta Rosberg'in açıklanması sırasında bütün sorular Schumi hakkındaydı, sinir bozucu şekilde. Ne Ross Brawn, ne Norbert Haug ne de Nick Fry, adam gibi reddedemediler dedikoduları.

Schumacher'in geri geleceğini ve tekrardan kariyerine başlayacağını zannetmiyorum. Belki ciddi bir pazarlama hamlesi olur ama F1 ve Merc için geri adım olacağını düşünüyorum. Zaten 40 yaşına gelmiş adam, taş çatlasa bir sene yarışır. Ve ipin ucunda, kocamış köpek olmak var. Schumacher olsam istemem, Merc olsam da istemem. Bir kere açıkta duran Heidfeld varken, bir kaç seneye Red Bull'dan ayrılacak Vettel varken niye emeklilerin kapısını çalayım? Kısaca Ortaçgilvari "bu iş zor, çok zor Yonca" demek lazım kanımca.

Silver Arrows, 1955'ten beri ilk defa fabrika takımı olarak neler yapacak, kimleri açıklayacak, hepimiz görücez. Ama şimdiden çok ciddi merak uyandırdıkları kesin.

3 Kasım 2009 Salı

Rubens'in Williams Günlüğü


Rosberg'in Williams'tan ayrıldığı haberlerinden sonra Willi Weber'in dedikleri de çıktı. Dün, Frank Williams, Rubens Barrichello ve Nico Hulkenberg'i 2010 pilotları olarak açıkladı.

Rubens ise hızlı bir Williams hayranı çıktı. Ilk günden twitter'ına resimler koydu. Yukarıdaki Williams müzesinden.

Willi Weber'in çıkan kehanetlerinin ardından bir tane de ben yapayım 2010 için. Bence Hulkenberg, en az Barrichello kadar puan çıkartacaktır Williams Cosworth ekibiyle (hint: Williams, artık Cosworth motoru kullanacak).

4 Ağustos 2009 Salı

Biri Gitti Biri Kaldı

Şu Formula 1 grid'inde, benim gözümde, iki tane kazma var. Biri Nakajima, öbürü Nelsinho. Yazıları okuyanlar bilir zaten bu ikiliden çok haz etmediğimi. Bunlardan Brezilyalı olanı, dün Renault ile yollarını ayırdı. Ya da Renault, onu kovdu diyelim daha doğru olsun. Yani iki kazmadan biri gitti, biri kaldı.

Dediklerimi numeratik açıklayayım. Bakınız 2009 sezonunda 5 pilot henüz puan almış değil. 2'si Force India pilotları; zaten takım, kısa tarihinde henüz puan alabilmiş değil. Biri henüz tek bir yarışta yer almış tarihin en genç pilotu Alguersuari. Diğer ikisi de bizim olağan şüpheliler. Yani takım arkadaşı Alonso 13 puan alırken avcunu yalayan Nelsinho ve gün geçtikçe gelişip podyum zorlayan Williams'ın Çapon'u Nakajima-san.

Nelson Piquet Jr, iki senedir yarışlarda. Başarısız bir sezondan sonra bu sene de Renault'da kalması, takım patronu Flavio Briatore'nin aynı zamanda Nelsinho'nun menajeri olmasına bağlandı. Genç pilot, şampiyonu kanı var aileden, bir sene daha şans tanıyalım dedi Flav. Ama bu sezon daha da başarısız devam ediyor. Bir de üstüne üstlük en yapmaması gereken şeyi, yani takım patronu/menajeri ile de medya üzerinden ağız dalaşına girdi toy Brezilyalı. Tabi bu salaklıktan bir hafta sonra da takımsız kaldı.

Ne diyelim, hiç üzülmedik. Inşallah yeni takımlardan biri de enayilik yapıp kendisini F1'de tutmazlar. Bir de Nakajima'ya yol gözüktü mü tamamdır!

Schumacher Veto Yedi

Felipe Massa'nın kazasının ardından Michael Schumacher, Valencia'da F1'e geri dönüyor biliyorsunuz. 2007'den beri herhangi bir yarışa katılmadı, geçen sene bir günlük test dışında da hiç F1 aracı kullanmadı Alman efsane. O yüzden biraz pratik yapması lazım. Ama bu sene gelen yeni bir kural ile sene içinde test yapmak yasak.

Bu yasak herşeyi kapsamıyor tabi ki, mesela genç pilotlar düz pistte aerodinamik testi yapabiliyor. Ferrari de bir yolunu bulup Schumacher'i piste çıkardı. Şu anda kullanılan direksiyona alışması için iki sene öncenin F2007'sine GP2 lastikleri takıp piste yolladılar. Kurallara aykırı bi tarafı yok bunun. Ama bir tek gün, bu senenin aracı ile test yaptırmak istiyor Ferrari. Bunun için de FIA'nın ve bütün takımların oybirliği ile izin vermesi lazım.

Açıkçası Ferrari'nin Ferrari, Schumacher'in de Schumacher olmasından dolayı bu izinin çok sorun olacağını zannetmiyordum. Ama dün ilk önce Williams, sonra da Red Bull ve Toro Rosso, bu isteği reddedeceklerini açıkladılar. Aslında çok da mantıklı bir sebep ile: Macaristan'da ilk kez yarışan Alguersuari, o zamana kadar hiç F1 aracı kullanmamıştı. Schumacher'e test izni verileceğine, daha fazla tehlike potansiyeli olan Alguersuari'ye izin vermek daha mantıklı dedi takımlar.

Kısaca, tarihin en genç pilotu, tarihin başarılı pilotunu alt etmiş oldu bir bakıma. Cilveli kader...

29 Mayıs 2009 Cuma

F1'in Geleceği

Bir süredir bu blogda bahsediyordum, F1'in geleceği tehlikede diye. FIA, seneye takımlara mecburi olmayan 40 Milyon Sterlinlik bir bütçe kısıtlaması getirecekti. Buna uyanlara daha geniş teknik özgürlükler verip iki farklı kural seti oluşturacaktı. Başta Ferrari olmak üzere takımlar da genel olarak karşı çıktılar buna. Bugün ise 2010 sezonu için başvuruların son günüydü. Yani bugünü ıskalayan, seneye kuvvetle muhtemel yarışmayacaktı.

Formula One Teams Association (FOTA), yani bütün F1 takımları, bir pakt kurup beraber karar hareket etme kararı alsa da Williams, 2 gün önce tek başına davranarak başvuru yaptı. Bu yüzden de FOTA'dan bir süreliğine ihraç edildiler. Bu noktaya dönücez ama şimdilik konudan çok dağılmayalım. O sırada, başvuran 3. takım oldu Frank Williams'ın ekibi, USF1 ve Campos Racing'in ardından. Bugün geri kalan 9 takım da şartlı başvuru yaptı 2010 senesi için. Bunların yanında Prodrive ve Lola da Hamdi Bey'in teklifine "varım" dedi. Bu sırada FOTA takımları da seneye spora yeni katılacak takımlara teknik danışmanlık yardımı yapmayı kabul etti.

Peki artık herhangi bir sıkıntı var mı F1'in geleceği hakkında? Var aslında. FOTA takımları şartlı girdi işe demiştik. Şartları da tek kural seti ile yarışılacak olması ve 2010 sezonunda yarışacak takımların açıklanacağı 12 Haziran'a kadar yeni bir Concorde Anlaşması. FIA da takımlara, yaptıkları uzlaşmanın ödülü olarak kademeli bütçe indirimi kartını kullandı. Yani seneye 100 milyon Sterlin gibi bir rakamda anlaşıp, bir sonraki sene 40 Milyon'a düşmenin makul olabileceğini açıkladılar. 

Williams'a döneceğiz demiştik. Williams'ın FIA'ya bu kadar kolay boyun eğmesinin sebebinin ardında eskisi kadar başarılı olmamaları, bu sene sonunda ana sponsorları RBS'i kaybedecek olmaları ve başka çareleri olmadığı yatıyor. Işin maddi boyutu son derece önemli ve Williams da bu konuda çok garantili değil anladığım kadarınca. Yıldız pilotları Rosberg'in daha iyi bir takıma gitmesini bile açıkça konuşabiliyorlarsa durum pek iç açıcı değildir. Bir seçenek daha var ama anmak bile istemiyorum. 

Ama o seçenek için Toyota için çokça konuşuluyor. Honda'dan sonra Toyota'nın da spordan ayrılmak istediği zaten bilinen birşey. Bu sene kesin yarış kazanılacağına dair takım patronlarının şirket patronlarına sözler verdiğini söyleniyordu. Toyota Co.'nun açıklanan zarar rakamları ile birlikte artık yarış kazansalar bile seneye F1'de olmayacakları söyleniyor. Hem onlara hem de Trulli ve Sutil gibi iki yetenekli pilota yazık olur. Renault'nun da çekileceği söylentileri var ama o, henüz üstünde çok da konuşulan bir konu değil. 

Ama yerlerini dolduracak takımlar geliyor arkadan. 10 takımı 13 takıma çalışıyor FIA seneye. 3 takımlık yere de 4 aday var şu anda: USF1, Lola, Prodrive ve Campos. Toyota ayrılırsa, bu takımların arasında seçme olmaz; teknik yeterliliği olan gelir. 

Işte F1'in geleceği böyle böyle şekilleniyor. Biz pistlere dönelim, yaklaşan Türkiye GP'si hakkında yazalım biraz da bundan sonra.

15 Nisan 2009 Çarşamba

FIA Temyiz Mahkemesinin Karari


Dun 38 kisinin onunde saatlerce suren tartismalar sonunda Paris'teki FIA Temyiz Mahkemesi diffuser sorununa son noktayi koydu: Brawn, Williams ve Toyota'nin diffuser'lari legal ve kullanmaya devam edilebilir. 

Henuz genis capli bir aciklama gelmedi, sadece karar aciklandi. Yine de buradan bir cok sey cikarilabilir. Simdi geride kalan 7 takim, bu veya buna benzer bir diffuser tasarimi yapip ayni seviyeye cikmaya calisacak. Ross Brawn, bu konuda enteresan aciklamalar yapti dun. Dedi ki bazi takimlar bu dizayni cabucak adapte edebilecekken bazilari icin cok ciddi bir is olacak. Anladigim kadarinca Renault, bunu hemen adapte edebilir; hatta bu haftasonu Cin GP'sinde yaristirabilir. Yine de asil sikinti sezon ici testlerinin artik yasaklanmasinda. Yani bahsi gecen diffuser 3'lusu haric her takim bunu ancak yaris haftasonlarinda cuma antremanlarinda ya da izin verilen duzluk testlerinde deneyebilir. 

Diffuser avantaji bir sure sonra esitlenince o zaman Brawn GP'nin gercek hizi da ortaya cikacaktir,  bu kadar rahat yarislari goturemeyeceklerdir. Yapmalari gereken simdiden olabildigince arayi acip sonra daha rahat olmaya calismak olacaktir. Keza Toyota da  ilk galibiyetini almak istiyorsa elini cabuk tutmali, gun gectikce hedeflerini gerceklestirmek daha zor olabilir. Bir diger gercek de bu 3 takimin hizli bir sekilde KERS sistemlerini kullanilabilir hale getirmesi lazim. Hem KERS hem de siradisi diffuser tasarimi kullanan bir takim yok ama bunu ilk gerceklestiren takimin onemli bir avantaji olacagi kesin.

Eminim Cin'den bol bol aciklama gelecektir takimlar haftasonu yarisa hazirlanirken, buradan aynen okuyabilirsiniz. 

PS: Bir de bibliyografi ekleyelim okumak isteyenler icin. Resmi sitedeki haberi verdik yukarida, Ajansspor zamanin gercek tarafina gecti ve haberi buradan verdi, bir de bloglarda Formula 1 icin omuz omuza yazdigimiz Mustafa Taha var, onun haberi de burada. Son olarak da PlanetF1'dan gelsin, buyrun. 

14 Nisan 2009 Salı

Diffuse Me Baby!

Oh haftasonu macimiza gitmisiz, kavgamizi izlemisiz, kufurler havada ucusmus... Kendimi kus kadar hafif hissediyorum, Allah nazardan saklasin. Artik gunluk halimize donebiliriz. Benden once Mustafa Taha bahsetmis, yarin Formula 1'in yakin gelecegi sekillenecek Paris'te. 

Yakindan takip etmeyenler belki soruyorlardir, bu Jenson Button ne zaman adam oldu da arka arkaya yaris kazanmaya basladi diye. Cevabi vermistik zamaninda, Brawn GP oyle bir diffuser tasarladi ki tur basina 1 saniyeye yakin fark atiyor rakiplerine. Toyota ve Williams da ayni diffuser'i kullaniyor. Haset duymus diger takimlar da buna itiraz ettiler haliyle, FIA Temyiz Mahkemesi yarin. 

Iki senaryoya da bakalim hafiften. Once Brawn-Williams-Toyota diffuser'larinin onaylandigini dusunelim. O zaman iste diger butun takimlari saracak bir ates, yandim Allah diye onlar da bu tip bir dizayna girisecekler. Ama bu oyle siradan bir metal parcasi olmadigi icin bir 40 firin ekmek yemeleri lazim. Zira bu diffuser'i kendi araclarina eklemeleri demek aracin arka yarisini bastan tasarlamak demek. Bu da aylar demek. Mantikli olan (bence en azindan), diger takimlarin zaten cok mesakatli ve masrafli olan aerodinamik tasarimi tekrar yapmalari yerine KERS gibi daha ucu acik ve gelismeye musait taraflara egilmesi, diffuser tasarimi yenilmeyi de bir sonraki senenin aracina birakmalari. Zaten bu tasarim, bu seneye yetisene kadar is isten gecmis ve yukaridaki 3 takim sampiyonalari goturmus olacak.

Gelelim ikinci senaryoya, yani diffuser tasarimlarinin reddedildigi senaryoya. Bir kere ilk iki yaristaki siralamalar bastan asagi degisecek. Brawn, Toyota ve Williams'lar yarislardan ihrac edilmis olacaklar ve yeni siralamalar soyle olacak:

Avustralya:
1- Alonso, 2- Buemi, 3- Bourdais, 4- Adrian Sutil, 5- Nick Heidfeld, 6- Fisichella, 7- Mark Webber, 8- Sebastian Vettel (Ferrari'nin hala puan alamadigina dikkat cekerim)

Malezya:
1- Nick Heidfeld, 2- Mark Webber, 3- Lewis Hamilton, 4- Felipe Massa, 5- Sebastian Bourdais, 6- Alonso, 7- Nelsinho, 8- Raikkonen

Puan durumunda lider 13 puanli Alonso, arkasindan 10 puanli Webber geliyor olacak. Enteresan olacak kisaca. Ferrari muhtemelen bir gaza gelip birseyler yapmak isteyecek. Force India 8 puan birden almis olacak, Toro Rosso Avustralya'da iki pilotla podyuma cikmis bulunacak. Formula 1 dunyasi tepetaklak olacak heralde. Peki bir soru daha: Brawn, Toyota ve Williams ne ara yeni diffuser dizayn edecek de yarisacak?

Yarin cok onemli bir soru cevap buluyor ama belki cok daha fazla soru ortaya cikacak yine. Haftasonu Cin GP'si var, ona da sonra deginiriz.

31 Mart 2009 Salı

Avustralya'nin Ardindan


F1.com'daki gibi, ama biraz da kendimce, Avustralya'ya takim ve pilotlar acisindan bakalim:

BRAWN GP
Sen git sadece 5 gun sezon oncesi test yap, hatta butun kis yarisacagi bile bilinmez bir takim ol, sonra gel ilk yarista duble yap. Hem de Button ve Barrichello ile. Daha ne ister ki bir insan. Eminim Ross Brawn baska bir boyuta gecmistir. Cunku takim hem diger butun araclardan (hem tek tur uzerinde hem de yaris mesafesi uzerinde) daha hizli hem de ilk sponsorlarini buldular. Richard Branson geldi, imzayi atti ve hemen kutlamaya basladilar. Balin tadi guzel gelmis olacak ki Branson hemen "yeni anlasmalar bekleyin" diye aciklamalara basladi. Neyse rakipler bile Brawn GP'nin ustunlugunu dile getirmisler. Brawn'in, ayni basariyi Malezya'da yakalamasi hic surpriz olmaz. Barrichello'ya ise ozel parantez; araci startta cikamadi, sonra ilk virajdaki kazayi tetikledi, sonra Raikkonen'e carpti ve on kanat degistirdi. Butun bunlara ragmen onundeki Vettel ile Kubica carpisinca 4.lukten 2.lige cikiverdi. Iki senedir yakinlarindan gecmeyen sans, bu sefer tepesine dusuverdi. 

FERRARI
En iyiden en kotuye gecelim direk. Gecen sene 6 aracin bitirebildigi yarista iki F2008 de motor sorunuyla yolda kalmis, Ferrari rezil olmustu. Bu seneki daha az rezil edici olsa da sorunlar ciddi: Ne yol tutus yeteri kadar iyi, ne lastik kullanimi, ne de genel aerodinami. Hem Massa hem de Raikkonen, gecen senenin Renault'suna donduler. Ondeki takimlarin arkasinda, puan bekler ama dayaniksiz aractan oturu bir seye benzemez. F60 her ne kadar testlerde iyi gozukse de yarista dokuldu. Malezya'ya kadar calisilacak cok ders var.

MCLAREN
Cumartesi aksami sorsaniz, Ingilizler bu sezon kisa yoldan evlerine donsunler derdim. Saka bi yana, Hamilton ilk siralama seansini zor gecti, ikincisine katilamadi. Ama yaris sirasinda son sampiyon, neden arabasindaki numaranin 1 oldugunu gosterdi. Hele de yaris sonrasinda Trulli'nin zamanina 25 saniye eklenmesiyle 3. olmasi buyuk basari. Bu basarinin tamamini Hamilton'a yadetmek de takima haksizlik aslinda. Barcelona testlerinde son siralarda dolasan takim, kisa sure icinde sorunlarini kesfetmis ve cozmek adina onemli adimlar atmis. Su anda cok cok geride degiller, yine de sezon ici testlerin yasaklanmasiyla zor gunler onlari bekliyor. Tabi bir de su ilk viraj olayina karisan Heikki Kovalainen var; onun sezonu daha baslamadi diyebiliriz.

BMW
Her ne kadar potansiyelini tam gosteremese de BMW bu sene cok iyi olacagini ortaya koydu. Iddiali aciklamalari da bunu percinliyor. Mario Thessen, bu seneki hedeflerini sampiyonlugu kovalamak olarak belirlemisti; sezon oncesi testlerde de bu konuda ciddi olduklarini gorduk. Kubica, Vettel kendisine dalmamis olsaydi muhtemelen ikinci bitirecekti (takim galibiyeti kacirdik diyor ama 3 turda o kadar kolay degildi Button'i yakalayip gecmek). Leh pilota gecen sene de Nakajima dalmisti Avustralya'da. Heidfeld gozlerden uzak bi 10.luk aldi, ya TRT yarisi yayinlamazken bana oyle geldi. Bu sene de BMW'nin lokomotifi Kubica olacak gibi. Peki sampiyonluk? Brawn'un gelmesiyle hesaplar bozulmasaydi daha net konusabilirdik...

RED BULL:
Bu sezonun aerodinamik degisiklikleri Red Bull ve Adrian Newey ikilisi icin bulunmaz nimetti. Herkes sifirdan baslayacak, Newey yine dehasini gosterecek ve Red Bull artik on siralara oynayacak; plan buydu. Hala puan hanelerinde sifir yazsa da aslinda bu hedefte ilerliyorlar. Vettel ya ikinci ya ucuncu olacakti, Kubica'ya kamikazelemeseydi. Henuz cok genc ve bu tip hatalari atlatti mi cok ciddi bir sampiyonluk adayi olabilir, Red Bull'da bile. Webber ise evindeki yarista kendisiyle alakasiz bir kazanin kurbani oldu, hem de ilk virajda. Yine de tamirlerden sonra yarisa donup sonuncu olarak klasmanda yer aldi. Yine de Red Bull bu sene yaris kazanacak gibi duruyor. 

TORO ROSSO:
Bir Adrian Newey kreasyonu daha. Aracin iyi oldugu zaten belli; Red Bull Renault kullanirken Italyan kardesleri Ferrari kullaniyor ama. Ve bu sezonun tek caylagini yaristiriyorlar. Uzun zamandir yarisan ilk Isvicreli olan Sebastian Buemi de onlarin guvenini bosa cikarmadi, ilk yarisindan 2 puan ile dondu. Ben hala Bourdais'nin yeteneklerini ortaya koyamamasina sasiriyorum yine de. 1 puan almis olsa bile galiba kendisi hakkinda umutlarim sonuyor. Toro Rosso, gecen seneki gibi yaris kazanacak bir durumda olmasa da yarislara heyecan katacagini dusunuyorum.

TOYOTA:
Diffuser olayinin kahramanlarindan Toyota, iki araciyla birden pit alanindan baslasa da bu sene her zamankinden daha ciddi oldugunu gostermis oldu cumle aleme. Trulli, cizgiyi 3. gectigi yarista Guvenlik Araci arkasindayken Hamilton'i gectigi icin 25 saniye ceza aldi. Bu cezanin acitici tarafi ise, yaris guvenlik araci arkasinda bittigi icin herkes arka arkaya bitirdi yarisi ve 25 saniye demek herkesin arkasina gitmek demek. Timo Glock ise 4. olarak rusdunu ispatlamaya devam ediyor. Takim ise butce sikintilari icinde. Ust duzey yoneticiler Honda'nin cekilmesinden sonra Toyota'yi yarislarda tutmak icin cok ciddi caba sarfettiklerini ama eger bu sene basarili olamazlarsa seneye islerinin daha da zor olacagindan bahsediyor. Ama bu sene galiba amaclarina ulasacaklar. 

WILLIAMS:
Ve mahserin diffuser uclusunun sonuncusu, belki de en zayiflari. 3 antreman turunu da ilk sirada bitiren Rosberg bir anda neredeyse favori durumuna getirilmisti. Siralama turlarinda 5. oldu ama sonlarda lastiklerini tuketince 3.lukten 7.lige kadar iniverdi. Trulli'ye verilen ceza ile bir sira ciksa da bu seneki hedefleri yuksek olan Williams, tatli-eksi bir tat ile ayrildi Melbourne'den. Derslerini alirlarsa Sepang'da podyumu zorlarlar. Nakajima ise hala neden F1'de oldugunu anlamadigim biri. Sakar bir kamikaze, Takuma Sato'nun cekirgesi. Yine de seneye ana sponsorunu kaybedecek Williams'in, bu sene guzel seyler basarip privateer takimlarin hala bu sporda yeri oldugunu gostermesini istiyorum icten ice.

RENAULT
Renault hakkinda konusmaktan korkuyorum aslinda biraz, ne yapacagi belli olmayan bir takim. Gecen sene berbat bir sezonda ustuste iki yaris kazaniverdiler bi anda, herkesi ters koseye yatirdilar. Alonso yine elinden geleni yapiyor ama eminim ki Raikkonen'in koltuguna da ayni derecede konsantredir. Icinden "su herif tasi taragi toplasa da o koltukta ben yarissam artik" diyordur. Nelsinho ise Nakajima'nin Brezilyali versiyonu. Bu ikili olmasa Guvenlik Araci %50 daha az is yapar. Baba kontenjani bu seneyi de cikartir ama bu seviyede devam ederse seneye cok buyuk ihtimalle baskasina tercih edilir. 

FORCE INDIA
Vijay Mallya, ilk once Toyota sponsoruydu. Sonra takim satin alip Force India yapti. Ilk sene sonunda takim direktorunu kovup takimin basina kendisi gecti. Fisichella veya Sutil yeteri kadar iyi degilse seneye kilo verip pilot da olur heralde. Ikili, bu tehlikeyi sezmis olacak ki can siperane yarisiyorlar. Ferrari yerine kullanilan Mercedez motoru da arabaya daha uygun gibi. Sutil, yarisi 9. bitirdi ve neredeyse puan aliyordu. Fisichella da bir aralar yukarilarda geziniyordu. En fazla orta siralari zorlarlar belki ama bu sene artik puan alirlar, bence. 

Bir de KERS raporu verelim. Ferrari, Mclaren, BMW'den Heidfeld ve Renault ilk yarista KERS kullandilar. Hamilton 3. Alonso 5. Heidfeld 10. oldu. Digerleri ise yarisi bitiremediler. Yine de diger takimlarin pilotlari, ozellikle de Timo Glock, bu sistemin cok buyuk bir avantaj verdigini soyluyor. Eger mesela Brawn GP, bu sistemi kullanirsa ne olur? Aklima 2004 senesindeki 18 yaristan 15ini kazanan efsane Ferrari kadrosu geldi bir anda...

Diffuser Problemleri


Evde internetim olmadigi icin hala Avustralya GP analizini yazmis degilim ama baska bir haber vereyim istedim.

Biliyorsunuz ki bu sezon, Williams-Toyota-Brawn uclusunun diffuser'lari sorunuyla basladi. Anlatmasi kolay degil bu sorunu, ama f1.com sekillerle aciklamaya calismis. O yuzden bu linke giderseniz, sorunu biraz daha kolay anlayabilirsiniz. Mevzubahis o kadar onemli ki, dun bazi takimlar bu yeni dizayni eklemek icin araclarinin butun arka yarisini bastan tasarlamaya karar verdiklerini belirttiler.

Peki bir etik sorusu: Bu diffuser tasarimina itiraz eden takimlar, direkt olarak bunun illegal oldugunu savunuyor. Peki temyiz mahkemesi (2 hafta sonra) kararini aciklayana kadar bunu gelistirmeyip onaylandiktan sonra mi bunu gelistirecekler, yani daha uzun sure geride kalmayi mi kabul edecekler, yoksa onaylanmasi ihtimal dahilinde oldugundan su an illegal dedikleri bir sistemi gelistirip en kisa surede de yararlanacaklar mi?

Avustralya raporu reklamlardan sonra...

27 Mart 2009 Cuma

Cuma Antreman Turlari Raporu


Sezon oncesinde o kadar cok sey oldu ki aslinda yarislari birakip butun sezon bile bunlari konusabiliriz. Ama yine de takimlarin Melbourne'e gelmesiyle aksiyona devam denildi. Bir suredir beklenen oldu ve diger takimlar Williams, Toyota ve Brawn'in diffuser'larina itiraz ettiler. Gorunuse gore mevzu bahis takimlar, kurallari degisik bir sekilde yorumlayip diffuser'larini diger takimlardan daha yuksek yapmanin yolunu bulmuslar. Aracin altindan gelen havayi arka tarafta duzenleyen bu parcanin degisik yorumu, bu 3 takima tur basina yarim saniye gibi cok ciddi bir fark getiriyor. 

Tabi ki diger takimlar da enayi yerine konmaktansa direkt itiraz ettiler yaris hakemlerine. Prosedure gore ilk once yaris komiserleri araclari inceledi, tamamdir dedi. Sonra takimlar itiraz ettiler ve 6 saat suren tartismalardan sonra hakemler yine bu dizaynin legal olduguna karar verdiler. Su andaki prosedurde, itiraz eden takimlar bunu FIA'nin temyiz mahkemesine goturuyorlar, nihai karar oradan verilecek. Bunun Turkcesi de su; bu haftasonundaki Avustralya ve bir dahaki hafta kosulacak Malezya GP'lerinin sonuclari ancak Malezya GP'sinden bir hafta sonra temyiz mahkemesinin kararindan sonra kesinlesecek. Buyrun burdan yakin!

Simdi ben antreman turlarini anlatacakken niye bunlari anlattim di mi? Cevap su; diffuser'i degisik yorumlayan takimlar, antreman turlarini sildiler supurduler de o yuzden. Nico Rosberg, Williams ile kaymagi yedi. Hemen arkasinda Toyota ve Brawn'lar vardi. Hatta iki seansta bunlarin arasina karisabilen tek eski diffuser'li Red Bull'dan Mark Webber. Buyuk takimlar ise yerlerde. Ferrari, BMW, McLaren ve Renault, zaman listelerinin dibindeler. Hatta bir noktaya daha deginelim, bu takimlar KERS sistemlerini kullaniyorlar (Kubica haric). 

Bu sezon cok mu enteresan gececek ne...

18 Şubat 2009 Çarşamba

2009 Sezonuna Bizim Isınma Turlarımız

Galatasaray'ın Bordeaux deplasmanı öncesi biraz kafa dağıtalım ve yakın zamanda kesinleşen bu seneki Formula 1 grid'ine bakalım sizlerle.

29 Mart'ta Avustralya GP'si ile başlayacak yeni sezon öncesi, yapılan çok kapsamlı kural değişiklikleri ile beraber (KERS sistemi, aerodinamik yenilikler ve slick lastikler; başka bir postta hepsine ayrı ayrı değinirim) anormal bir heyecan kasırgası bizleri bekliyor gibi bir his var içimde. 2007 sezonunun ardından "Kimi son yarışta hem Lewis'i hem de Alonso'yu bir puanla geçiverdi, bundan daha heyecanlı ne olabilir" diyorduk. 2008 sezon finalinde Lewis Hamilton, son turun son virajında 1 puanla şampiyonluğu kaptı, heyecan maabında ufkumuzu genişletti. 2009? Görücez...

McLaren: Lewis Hamilton ve Heikki Kovalainen ile pilotlarını değiştirmeyen takımda Heikki'nin bu sene daha fazla katkı yapması mecburi, yoksa geçen sene gibi bu sene de Markalar Şampiyonluğu hayal olur. Ama son testlerde yaptıkları iyi 
derecelerle McLaren'in bu sene de başa oynayacağı kesinleşti gibi. 1998'den beri hasret kaldıkları dubleye bu sene ulaşabilecekler mi göreceğiz. Bunun için geçen seneden daha dayanıklı olmaları kesin. Yine de Force India'ya motor ve vites kutusu aksamı verecekse takım, demek ki kendine baya güveniyor.

Ferrari: Şahlanan At için kolay bir sene olmayacak, bunu takım içinden kaynaklar da itiraf ediyor (sanki bana ediyolarmış havasına girdim bi anda). KERS sisteminde geride kaldılar, yeterli ilerlemeyi gösteremediler, şimdi Bahreyn testinde kilometre yapayım derken kum fırtınalarına yakalandılar. Geçen seneki dayanıklılık sıkıntıları bu sene de başgösterir gibime geliyor. Bunun yanında pilotlar da birer soru işareti. Massa, geçen senenin hayal kırıklığından daha güçlü mü yoksa yıpranmış mı çıkacak? Kimi, artık şu emeklilik muhabbetlerinden bayıp sürmeye başlayacak mı? Gerçekten, nasıl şampiyon olduğunun ertesi sezonu sadece 2 yarış kazanabilir bir insan, bunu açıklaması lazım. Luca Di Montezemolo bile "o yarış Kimi'nin kuzeniydi, bu sene kendisi gelecekmiş" gibi mavra açıklamalar yaptı. Bu sene Ferrari'nin iki kupadan birini kazanması benim gözümde süpriz olur. 

BMW: Williams ile ayrılıp Sauber'i aldıklarından beri her sezon ilerleme gösterdiler. Biraz Formula 1'in Sivasspor'u gibiler hatta. Uzun süre lider götürdüler, geçen sene ilk yarışlarını kazandılar (hem de duble yaparak) ve 2009'un geniş çaplı kural değişikliklerine çok önceden hazırlanmaya başladılar. Geçen seneki hedefi ilk pol pozisyon ve yarış galibiyetini gerçekleştiren BMW, bu seneki hedefini şampiyonluk olarak koyuyorsa bir bildikleri vardır. Benim gözümde bu senenin favorileri onlar, Sivas yaparsa BMW de yapar. Hem de Kubica ve Heidfeld gibi oturmuş ve hızlı iki pilotları var. Yalnız Heidfeld artık sıralama turlarını kabusa dönüştürmemeli. 

Renault: Geçen senenin ikinci yarısının sürpriz takımı Renault'da herkes aynı formun bu sezon da devam etmesine dua ediyordur. Alonso iddialı, bu sene şampiyonluğa oynarız diyor. Yarış kazanabilecek bir durumda olsalar da şampiyonluğun o kadar kolay olmadığını hatırlamak isteriz Asturia'lı eski şampiyona. Yine de hedeflerinde gerçekçilerse sezona iyi başlamak zorundalar, iki senedir rezalet başlangıçlar moralleri yere seriyordu; sonra topla toplayabilirsen. Yine de Alonso'nun ardarda Singapur ve Japonya galibiyetleri yılın en büyük comeback'lerinden olarak yerini aldı. Nelsinho mu? O hala cepten yiyor.

Toyota: Her sene iddialı açıklamalarla başlar, Trulli'nin uçtuğu bir kaç sıralama turu dışında da hayal kırıklığı bir sezonla biter genelde Toyota'nın Formula 1 aşkı. En başta olmayan her takım gibi onlar da kural değişikliklerinin kendilerine yaraması için çok çalışacaklar en başta. Trulli'nin sıralamalarda hızlı olduğu kesin, Timo Glock da geçen sene iyi işler becermişti ama bu seneki gerçekçi hedeflerinin 4.lük olması lazım kanımca. Gerisini hayal etmek bile zor. 

Toro Rosso: Takımın yarısının satılığa çıkması moralleri bozmuş ve Toro Rosso'nun Formula 1'deki varlığını tehlikeye sokmuştu bir süre. Neyse ki bu kötü ekonomik ortamda hala buradalar ve iki tane deli fişek sürücü ile yollarına devam ediyorlar. Bu senenin tek rookie'si Isviçreli Sebastian Buemi napacak yakından izleyeceğiz elbet. Bourdais ise bu sene potansiyelini göstermek isteyecektir, geçen sene gereğinden fazlasıyla takım arkadaşı Vettel'in gölgesinde kalmıştı. Eğer Buemi'ye yeteri kadar fark atamazsa seneye o da gidici olur. Italya'nın küçük takımı yine pilot tercihini geç açıkladı, yine arabayı geç tanıttı. Bu sene, öncekilerden daha büyük dezavantaj olabilir bu. Direk rakipleri Red Bull ile yarışta şimdiden 1-0 gerideler. Bu takımı 2010'da başka bir isimle görürsek maalesef çok şaşırmam. 

Red Bull: Boğaların daha büyüğü, küçüğünden daha az kanatlanmış ve Toro Rosso'nun gerisinde kalmıştı geçen sene. Bu sene oradan Vettel'i getirttiler, yanında da Mark Webber, güzel bir pilot ikilisi yaratmış oldular. Nedense bu sene Formula 1'de daha ciddiler ve artık parti yapmaktan daha farklı şeyleri başarmak istiyorlarmış gibi geldi bana. Adrian Newey'in yeni tasarımı RB5, özellikle burun bölgesinde diğer araçlardan farklı. Eğer bu kumar tutarsa Red Bull kendini enteresan yerlerde bulabilir. Bu senenin kesinlikle en izlenesi pilotu Vettel, özellikle de Webber sezon tatilinde ayağını kırdıktan sonra bol bol test yaptı ve araca da alıştı. En az bir yarış galibiyeti bekliyorum, geçen seneki Monza'nın tadı damağımda. 

Williams: Maalesef Williams, hala eski şaşaalı günlerinden çok uzakta ve her sene klasmanda daha da aşağıya iniyorlar. Formula 1'deki ender özel takımlardan biri olarak (hem de çok çok başarılı mazisi olan bir takım olarak) Frank Williams ve ekibinin bu gidişatı tersine çevirmesini yürekten istiyorum. Ama Nakajima ile bu iş zor. Neyse ki Toro Rosso, denediği Takuma Sato'yu takıma katmadı da pistlerde iki kamikaze görmeyeceğiz bu sene. Birileri Tokyo Drift ile Japon GP'sinin farklarını çekik kardeşlerimize anlatsa iyi olur. Bir başka üzüldüğüm nokta da Nico Rosberg'in zayıf arabalarda harcanması. Babasının takımına gönül bağını anlayabiliyorum ama sonunda bir Jenson Button vakası daha olmaya doğru ilerliyor. Kabiliyetli ama harcanmış yetenek olmanın da psikolojik baskısı, ileride isilik yapabilir ona da. 

Force India: Formula 1'in Slumdog'larını grid'in en arkasından kurtaracak tek şey Honda'nın sürpriz bir şekilde geri dönüşü olabilir. Vallya, her ne kadar ilk günden beri 2009 sezonuna odaklandıklarını söylese de yolları uzun ve sarp. McLaren Mercedes ile motor-vites kutusu ortaklığı, acılarını bi nebze dindirebilir ama hastalığı iyileştirmez. Hele de Mike Gascoyne ve Colin Kolles'un takımdan uzaklaştırıp Vijay Mallya'nın askeri rejim ilan etmesi, bu sene için de Force India'nın kaderini gözler önüne serdi. Buradan Adrian Sutil'e bir çift lafım var ama: Sen kendi işini yap, bakma bu Hintli'lere. Alonso da zamanında Minardi ile sonlarda gezinirdi sonra şampiyon oldu. 

Şu anda yarışmıyor gözüken iki takım daha var, onlar farklı bir post'un konusu. Hem zaten maç da başlamak üzere...