topal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
topal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Antep'teki Ilk Adımlar

En kötü sezonunda bile Antep deplasmanı hep bir zordur, artık misafirlerin yemeğe doyamadığı kebabından mı bilinmez. O yüzden sezonu erken açmış Galatasaray'ın ligin ilk haftası bu maçı aradan çıkarması bir avantaj, sıcağa rağmen.

Daha sonra Fenerbahçe'nin de yaptığı gibi Galatasaray'ın da maçı golle açması, ileriki dakikaların stresini aldı üstünden. Bir de M. Sarp'ın golü ta Ispanya'daki kankamdan bile reaksiyon buldu: "Olm bu sene kesin şampiyonuz". Dilekler o yönde ama sezonun 20. dakikasında söleyince biraz erken teşhis oluyor. Nitekim aynı tempoyu götüremedi Galatasaray, golü yedi. Ama yediğin zaman da böyle gol yiyeceksin. Ne güzeldi o gol öyle. Hemen parantez açalım; Antep, gerçekten çok başarılı Brezilyalı transferleri yapıyor. Elbette ki başa oynayan takımların iyi transfer yapması lazım ama ligin kalitesinin gerçekten artması için diğer takımların da belli seviyeye geçmesi lazım. Antep şu an belki hazır değil ama özellikle hücumda iyi bir kadroları var. Bek pozisyonlarını doldurmaları ile bu sene Avrupa Ligi'ni zorlayacağını düşünüyorum Antep'in. 

Galatasaray, aslına bakılacak olursa 3 bölgede de kadro derinliğine sahip. Ama yıllardır yaşanan sağ bek cenabetinin (Uğur, Hasan, Emre Güngör vs, bir tek Sabri sakatlanmadı, var bu işte bi iş) şimdi de ön liberoya kaydığını görüyoruz. Önce Topal ardından Linderoth. Şu anda orada M. Sarp ve Ayhan oynuyor. Anladığım kadarınca Rijkaard, Barış'ı ön liberodan daha ileri bir pozisyonda düşünüyor ki oraya koymuyor. Yoksa Barış da en az sahadaki ikili kadar iyi götürürdü. Ama elindeki hücumcuları son derece hızlı ve dikine oynayan Galatasaray'ın ön liberoları bazen el freni görevi görebiliyor. Yani iki sakat ön libero ile iki oynayan arasında ciddi bir fark var; defansif anlamda olmasa da topu ileriye taşıma konusunda. 

Herşeyin yanında Arda kendine ayrı bir paragrafı hakkediyor. Demek ki 10 numara oynamak için 10 numaraya ihtiyacı varmış. Duran top asistleri, golleri, isteği ve gün geçtikçe artan fiziği. Bir Galatasaraylı'lıktan çok bir futbolsever olarak mutlu oluyorum onu izledikçe. Bu sözü bir tek kez, Ribery için söyledim, ama bir kere daha söylemeye değer: "Bu zamanların tadını çıkaralım, bu adam bi kaç seneye dünya yıldızı olacak"

Bu güzelliğin sırrının ne kadarı diğer takımlardan önce sezonu açmaktan geliyor bilmiyorum ama Galatasaray, gerçekten çok doğru bir yolda. Bu kadro ve teknik heyet potansiyelini sahaya yansıtabilirse çok enteresan şeyler olabilir.

16 Haziran 2009 Salı

Servet ve Bonservisi

Bloglar hep bir adım önde, Servet'in Marsilya'ya gittiğini sabah Google Reader'da öğrendim. Bu transfer hakkında resmi bir açıklama yok ama oldu diye düşünüp yazıyorum.

PCLionFC'de çok kez söyledi Uğur; oyuncuları bonservisi ile satıp para kazanmak bir kültürdür. Galatasaray, henüz bu kültürü oturtamamıştı (bknz Emre, Okan, Ribery). Şu anda da elinde bir fırsat var. Bu Servet ile başlar, Mehmet Topal ile devam eder, Arda ile iyice gelişir. Ama bonservisli oyuncu satmak, aslında çok ayaklı ve zahmetli bir olay.

En başta oyuncuyu doğru zamanda, doğru kulübe satmanız lazım. Servet'in olası transferi ile Mehmet Topuz transferini karşılaştırmak yeterli. GS, çok da bayılmadığı Marsilya ile pazarlık etmiş ve 7-8 milyon Euro civarı bir bonservis almıştır. Servet belki bir süre daha GS'de kalsa Avrupa'ya gitmek için yaşlı kalacak ve GS, Song gibi bedavaya bırakacaktı bir kaç seneye onu da. Yani zaman doğru zaman. Marsilya da aslında doğru sayılabilecek bir takım. Servet'in 11'de oynayabileceği, göreceli ağır kalmasının daha az sorun olabileceği bir lig Ligue 1. Mehmet Topuz ise, Kayseri'nin kendisini uzun süre bekletmesinden dolayı değerini düşürdü belki de. Mehmet Topal (Topal'a geçtik dikkat) ise çok daha genç ve görev yaptığı pozisyon itibariyle de daha yüksek bonservis getirebilecek bir oyuncu. Valencia gibi borç batağında bir takımın onu istemesi en büyük sıkıntısı ama 2 sene sonra onun da Avrupa'ya çıkma vakti gelecek. Kötü bir sürpriz olmazsa onun da 10+ milyon euro'ya verilmesi gerekir. Arda ise bambaşka bir konu...

Oyuncu satmak kadar oyuncu almak da bir marifet. Galatasaray, son yıllarda nispeten daha iyi yapıyor bu iki işi de. Her ne kadar Servet'e verilecek bonservisin Galatasaray tarihindeki en yüksek bonservis olması utanç verici olsa da, Servet ve Mehmet Topal gibi gelişleri çok da uzak olmayan bir zamanda olan oyuncuların ciddi karlar elde edilerek satılması da alışık olmadığımız bir durum. Mesela Tugay, Glasgow Rangers'a giderek kariyerinde bir atlama yapmıştı ama Tugay'ın Galatasaray'a gelişinden çok çok sonra olmuştu bu olay. Emre ve Okan'dan ise malum elimize birşey geçmedi. Servet ile Topal ise 2-3 sene içinde alınmış oyuncular. Bir Porto olmasak da (6 ayda kaç milyon euro kar ettiler Aly Cissokho'dan) kendi çapımızda başarılı bir olay bu.

Ama dediğim gibi, bir de bunların alınma süreçleri var. Servet'in satılması kadroda bir boşluk da doğuruyor aynı zamanda. Galatasaray gibi hedefleri olan bir kulübün hem kısa vadede onun yerine birini koyması hem de uzun vadede yetiştirip hem o boşluğu dolduracak hem de isterse satıp yine bonservis edebileceği (yani döngüyü tamamlayabileceği) oyuncuları olması lazım. Servet'in yerine, Aceto'nun da dediği gibi, bir yabancı stoper alınması kuvvetle muhtemel. Yanına sakatlanmayan bir Emre Güngör, arkalarına Semih-Emre Aşık-Murat Akça gibi alternatifler koyulduğunda sıkıntı yaratmayacak gibi. Çakma stoperler Balta-Topal-Kewell'ı da unutmayalım. Tabi bunların hepsi teori, gerçekte neler olur göreceğiz.

Bu arada Servet'in satılma haberleri ile adını yazamadığım Gürcü stoperin transferi haberleri son derece paralel gidiyor. Ya ikisi de bitmiştir, ya da ikisi de bitmemiştir henüz. Bilen biri var mı kendisini? Varsa yorum kısmına davetli olsun, limonatalar benden.

Galatasaray, kendisi için güzel bir kapı açıyor. Eğer bu kapıyı açık tutabilir ve kendisi de geçebilirse kendisi için çok hayırlı bir iş yapmış olacak. Gelişmeleri takip ediyoruz. Transfer gerçekleşir bir de veda yazısı gelecek Servet'e.