coulthard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
coulthard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Surtees, Massa ve Kokpit Güvenliği

Bu haftasonu Massa'nın başına gelenleri duymayan kalmadı. Barrichello'nun süspansiyonundan kopan yayın başına isabet etmesi ile kaskı kırılmış ve kafatasında hasar oluştuğu için de bir kaç gündür hastanede idi. Görünmez kaza dedikleri türden bir olay. Ama bir de geçen hafta Henry Surtees'in başına gelenler var. F2 yarışı sırasında önceden kaza yapan araçtan kopan lastiğin başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmişti genç sürücü.

Şimdi 2 sene geriye gidelim. Sene 2007, sezonun ilk yarışı Melbourne. Herkes bir azim, her hevesli ama bunu abartan biri var: David Coulthard. DC, son derece optimist bi hareket ile Wurz'u geçmeye çalışırken havalanıyor ve neredeyse Wurz'un kafasını eziyor.

Bütün dünya Türk diye haykırırken boş konuşmuyoruz demek ki, çünkü FIA, kimseye birşey olmadığından herhangi bir önlem de almıyor.


Çok nadiren sözü edilen bu kaza, herhangi bir yaralanmaya da güvenlik önlemine de yaramıyor. 2 yıl sonra ise Henry Surtees'in hayatını kaybettiği kaza yaşanıyor.


Geçen hafta yaşanan bu trajik olay, hele de hayatını kaybeden efsane figür John Surtees'in oğlu olunca, yankıları da beraberinde getiriyor. Ama daha henüz bir hafta olduğu için kapsamlı bir kural değişikliği ve güvenlik önlemleri için yeterli zaman yok, haliyle. Ve hemen arkasından da bu haftasonu Massa'nın kazası...

Bu tip riskler, yarışların içinde her zaman var ama Formula 1 gibi güvenlik delisi bir spor, bu tip indirgenilebilir bir riski bünyesinde kesinlikle barındırmaz. Peki napılabilir? Benim aklıma ufak tefek fikirler geliyor. Kokpiti sağlam bir pleksiglas ile kaplamak olabilir, veya o pleksiglas'ı kask hizasına kadar çıkarmak olabilir, roll-bar tarzı birşeyler yapılabilir. Ama eminim FIA Teknik Kurulu, daha güzel fikirlerle ortaya çıkar. Yine de Ross Brawn'a kulak vermek lazım, acele getirilebilecek değişiklikler daha çok sıkıntıya yol açabilir.

Eskiden pilotlar çok yüksek bir seviyedeydiler araçların içinde, en azından o değişmiş durumda. Ama yine de yakın bir zamanda ciddi görsel değişiklikler olabilir Formula 1'de. Jody Schekter'in aşağıdaki resmi hem pleksiglas fikrini hem de eskiden pilotların ne kadar yüksek oturduğunu birden gösteriyor.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Monaco: Yılın "O" Vakti

Le Mans ve Indianapolis 500 yarışı ile birlikte motorsporları dünyasının 3 yıldızından biridir Monaco GP'si. Hatta belki diğer ikisinden de burun farkı ile öndedir. Hatta bu öyle bir prestij ki güvenlik önlemlerini herşeyin önüne koyan Formula 1'de, minimum güvenlik önlemi ile takvimde bulunan tek pist. Bunun yanına yatlar, katlar, kızlar, casinolar ve VIP'leri ekleyelim, oldu size efsane bir yarış. 

Bir yandan da beklenmedik sonuçları ile her zaman göze çarpmıştır Monaco GP'si. Kendi adıma Cine5 zamanlarında Olivier Panis'in kazandığı (ve zaten 3-5 aracın bitirebildiği) yarış bu konuda lider. Yine Trulli'nin tek yarış galibiyetinin de burada gelmesi var. Yine de Belçika Spa-Francorchamps pistiyle beraber en "drivers' circuit" burasıdır, yani adamlarla çocukların birbirinden ayrıldığı yer. Istatistikler de bunu doğruluyor: 6 galibiyet Senna, 5 galibiyet Schumacher ve Graham Hill. 

2009'a gelecek olursak... Sezon başından beri en güçlü takım değişmedi. Özellikle en başarılı çift katlı diffuser tasarımı ile diğer takımlardan çok daha fazla downforce yaratmaları, bu yarışta onlara çok ciddi avantaj sağlayacaktır. Bir tek avantaj kaybetme ihtimalleri var: Araçları dolu depo ile daha dengeli, boş depoda ise istenilen dengeyi yakalayamıyor. Bu da Monaco'nun hiper-önemli sıralama turlarında onları sıkıntıya sokabilir. Onları durdurmanın tek yolu da aslında sıralama turlarından geçiyor. Eğer polü kaparlarsa galibiyet işten değil.

Brawn'un en büyük rakibi Red Bull şimdilik. Yalnız Sebastian Vettel'i ağır depo ile sıralama turlarına yollama taktiklerini değiştirmeleri gerekecek gibi duruyor. Bunun yanında Toyota'nın da sezon başındaki formuna yaklaşacağını düşünüyorum. Zaten sıralama turlarında çok kötü değiller, bu sefer pistin doğasından dolayı yarış içindeki düşüşleri çok hızlı olmaz. 

Bir de KERSliler var. Ferrari, anlamadığım şekilde çok iddialı. Ilk önce Domenicali, sonra Kimi şimdi de Massa, bu yarışın sezon için dönüm olacağını iddia ediyorlar. Son senelerde Ferrari'nin Monaco performansı gerçekten çok düşükken bunu demeleri enteresan. Ama nolur belli olmaz, Coulthard da Red Bull'un ilk podyumunu alarak iddialaştığı Christian Horner'ı havuza göndermiştir 2006'da. Mclaren, Ferrari, BMW ve Renault bu sistemi kullanmaktan vazgeçebilirler, keza çok virajlı pistte KERS'i kullanabilecekleri kadar uzun bir tek düzlük var. O da tünel. Öbür yandan da KERS sisteminin ağırlığı ile mecburi daha dengesiz kalabilir araçlar. Göreceğiz. 

Bir başka nokta daha var. Bu sene araçların boyutları, özellikle de ön kanat boyutları değişti ve pilotlar da buna henüz alışamadı. Zaten çok kaza ve güvenlik aracı gördüğümüz Monaco GP'sinde bu sene de banko görürüz bunları. Takım patronu olsam taktiğimi bunun üstüne kurabilirim, o derece. 

Pazartesiye kadar bloga kuvvetle muhtemel hiçbirşey yazamayacağım, ama haftaya Monaco GP'sinin yorumları ve bir sonraki yarış olan Türkiye GP'sinin tahminleri ile karşınızda olucam. Son bir hatırlatma olarak, gelenek icabı Monaco GP'sinin ilk antreman turları perşembe yapılıyor ve cuma boş geçiliyor. Meraklısına duyurulur.