Video ararken rasladım kendisine, aslında Facebookluk ama buraya da uyar.
kaza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ekim 2009 Perşembe
14 Ekim 2009 Çarşamba
Bir Markko Martin Vardı...

WRC sezonunun ne kadar heyecanlı geçtiğini ve 23-25 ekimdeki Wales Rallye GB'yi beklediğimizi belirtmiştim zaten. Bu aralar nostaljiye bağlamanın da etkisiyle biraz eskilere gidiyorum şu anda.
Sebastian Loeb, iki hafta önce Ispanya Rallisi'ni kazanırken nasıl bir asfalt canavarı olduğunu bininci kez sergilemiş oldu. Zaten asfalt rallilerinin bahis sitelerinde yeri olduğunu zannetmiyorum. Zira, şampiyon Fransız, kariyerinde start aldığı 30 asfalt yarışından 24'ünü kazandı. Peki, onu asfaltta geçen en son kişi kimdi? Estonya'nın ulusal kahramanı Markko Martin.
Bugün sattığım Ford Focus'umu aldığım yıl, WRC'ye acayip sardığım ve aynı zamanda Ford'u da desteklediğim yıllardı. Carlos Sainz ve Colin McRae gibi bütün zamanların en önemli pilotlarını beraber yarıştıran takım, bir de genç, çelimsiz, sinirli bir tipi de takıma katmıştı. Daha önce Subaru ile yarışan, gelecek vaad eden bu Estonyalı, daha sonraki yıllarda sivri sözleri ve WRC'ye dramatik vedası ile anılacaktı.
3 sezon kullandığı Focus ile adeta bütünleşecekti Martin. Kazandığı 2003 Akropolis rallisinde, yarışın en uzun etabının başında bir tepeden atlamış ve düşüşte motor kapağının pimlerini yerinden çıkarmıştı. Haliyle de kapak ön cama yapışıyor. Peki Markko ne yapıyor? Koltuğunun seviyesini düşürerek kapağın altındaki küçük boşluktan yola bakıyor ve hem etabı hem de iki gün sonra yarışı kazanıyordu (bu videoyu izlemeden geçmeyin, delilik bu). Daha sonra Arjantin Rallisi'nde kafa-burun ekseninde attığı taklalarla Focus'unu adeta ham metale döndürüyordu. Veya gün geliyor sisli bir Ingiltere Rallisi'nde co-pilotu Michael "Beef" Park ile araç içinde kavga ediyordu.
2005 yılında Ford'dan Peugeot'ya geçerek belki de hayatının hatasını yaptı. Yükselen kariyer grafiği, Peugeot'nun mücadele gücü yeterli olmayan 307 WRC ile beraber bir duraksamaya girmişti. Ama asıl sorun o senenin Ingiltere Rallisi'nde başına gelenlerdi.
Yarış son günü Margam Park etabında sola hızlı bir virajda yoldan çıkan Peugeot, sağ taraftan bir ağaca vuruyor ve Markko Martin yarasız kurtulsa da co-pilotu Michael Beef Park olay yerinde can veriyordu (videosu bu, 4. dakikadan itibaren). Yarış iptal ediliyor, Markko ilk önce sezonun geri kalan 4 yarışından çekiliyor, sonra da kariyerini bitiriyordu. Kısacası o etapta ralli dünyası iki güzel insanı birden kaybediyordu.
Şu anki rekabetin eski gibi olmadığı yıllarda, Markko Martin WRC'ye çok şey katabilirdi, eğer o şanssız kaza olmasaydı. Peki Martin şimdi ne yapıyor? Estonya'da Subaru satıyor. Kader...
4 Ağustos 2009 Salı
Geçmiş Olsun Felipe
Felipe Massa, Macaristan GP'sinde yaşadığı kazanın ardından dün taburcu oldu ve ülkesi Brezilya'ya uçtu. Kafada böyle bir izle. Felipe'ye geçmiş olsun dilerken EzeliEbedi blogu olarak siz okurları da uçan süspansiyonlara karşı okuyup üflüyoruz.
Labels:
felipe,
kaza,
macaristan,
massa,
süspansiyon,
taburcu
27 Temmuz 2009 Pazartesi
Surtees, Massa ve Kokpit Güvenliği
Bu haftasonu Massa'nın başına gelenleri duymayan kalmadı. Barrichello'nun süspansiyonundan kopan yayın başına isabet etmesi ile kaskı kırılmış ve kafatasında hasar oluştuğu için de bir kaç gündür hastanede idi. Görünmez kaza dedikleri türden bir olay. Ama bir de geçen hafta Henry Surtees'in başına gelenler var. F2 yarışı sırasında önceden kaza yapan araçtan kopan lastiğin başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmişti genç sürücü.
Şimdi 2 sene geriye gidelim. Sene 2007, sezonun ilk yarışı Melbourne. Herkes bir azim, her hevesli ama bunu abartan biri var: David Coulthard. DC, son derece optimist bi hareket ile Wurz'u geçmeye çalışırken havalanıyor ve neredeyse Wurz'un kafasını eziyor.
Bütün dünya Türk diye haykırırken boş konuşmuyoruz demek ki, çünkü FIA, kimseye birşey olmadığından herhangi bir önlem de almıyor.
by jyache
Çok nadiren sözü edilen bu kaza, herhangi bir yaralanmaya da güvenlik önlemine de yaramıyor. 2 yıl sonra ise Henry Surtees'in hayatını kaybettiği kaza yaşanıyor.
Geçen hafta yaşanan bu trajik olay, hele de hayatını kaybeden efsane figür John Surtees'in oğlu olunca, yankıları da beraberinde getiriyor. Ama daha henüz bir hafta olduğu için kapsamlı bir kural değişikliği ve güvenlik önlemleri için yeterli zaman yok, haliyle. Ve hemen arkasından da bu haftasonu Massa'nın kazası...
Bu tip riskler, yarışların içinde her zaman var ama Formula 1 gibi güvenlik delisi bir spor, bu tip indirgenilebilir bir riski bünyesinde kesinlikle barındırmaz. Peki napılabilir? Benim aklıma ufak tefek fikirler geliyor. Kokpiti sağlam bir pleksiglas ile kaplamak olabilir, veya o pleksiglas'ı kask hizasına kadar çıkarmak olabilir, roll-bar tarzı birşeyler yapılabilir. Ama eminim FIA Teknik Kurulu, daha güzel fikirlerle ortaya çıkar. Yine de Ross Brawn'a kulak vermek lazım, acele getirilebilecek değişiklikler daha çok sıkıntıya yol açabilir.
Eskiden pilotlar çok yüksek bir seviyedeydiler araçların içinde, en azından o değişmiş durumda. Ama yine de yakın bir zamanda ciddi görsel değişiklikler olabilir Formula 1'de. Jody Schekter'in aşağıdaki resmi hem pleksiglas fikrini hem de eskiden pilotların ne kadar yüksek oturduğunu birden gösteriyor.
26 Temmuz 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
